Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Yemek yapmak için dakikan var.

Önlüğün Derledikleri

Yolu mutfaktan geçen konularla ilgili merak edilenleri uzun uzun araştırdık ve sizler için derledik. Sizlerin de eklemek istediğiniz bilgiler, değerli yorumları bekliyoruz.

 

Kanserle Mücadele Sırasında Beslenme

 

 Merhaba,

 

Baharın bu güzel günlerinde havalar yaz sıcaklarını aratmaz, kırların yeÅŸili çiçeklerden gözükmez olmuÅŸken iç karartıcı haberler almayı yada yazılar okumayı hiç birimiz istemeyiz.. Maalesef artık her açtığımız gazetenin bir iki sayfasında yada neredeyse televizyonda rastladığımız her reality show programında, hep aynı konuyu duyar olduk: Kanser! Vücudumuza sinsice giren, bizleri yada yakınlarımızı ele geçiren bu sinsi hastalık çevremizde yada bizde yoksa kendimizi ÅŸanslı sayar hale geldik son günlerde.

 

 Elbetteki herkesin kendince yorumları var, stres, saÄŸlıksız beslenme, saÄŸlıksız yaÅŸam tarzı, sigara, alkol, baz istasyonları, GDO’lu gıdalar, hormonlu yiyecekler, katkı maddeleri.... sayfalar dolusu yazabileceÄŸimiz milyonlarca sebep.. “Kimbilir hangisi gelip bizi buldu?” diye günlerce düÅŸünsekte asla öÄŸrenemeyeceÄŸimiz nedenler...

 

 Ben en bilinçli halimde 2006’da tanıştım annemle birlikte kanserle... İlk kanser haberini aldığımızda “yapacak bir ÅŸey yok bu başımıza geldi, neden biz diye sormamıza gerek yok! haydi bunu beraber aÅŸacağız dedik”... Benim evlilik hazırlıklarımın telaşında radyoterapi seansları hızlıca geldi geçti, hep güldük, bir damla gözyaşı dökmedik geçen sürede, evlendiÄŸimde ise nihayet kanser hayatımızdan gitmiÅŸti. Sonsuza dek gitmiÅŸ olmasını umarak hayatımıza devam ettik. Ta ki anneler gününden önceki Cuma’ya kadar. O gelip yine annemi bulmuÅŸ belki de anneannemin rahatsızlığı ve vefatı sırasındaki üzüntülerle beslenmiÅŸ, yeni bir kitle olarak karşımıza çıkmıştı.  Bizim için biraz buruk bir anneler günü geçti, çünkü bu kez ilk defa kemoterapi ile tanışacaktı annem. Saç dökülmesi, aÄŸrılar, bulantılar, yorgun bir beden bizi bekleyen gerçekler. Bütün hastane iÅŸlemleri, doktor görüÅŸmeleri yada arkadaÅŸlarımla paylaÅŸma sırasında ÅŸaşırtıcı gerçekle yüzyüze geldim, ne çok insan vardı bu konuda bilinçli, herkesin anlatacak bir hikayesi vardı kimi "babam.." diyerek baÅŸladı söze kimi "abim..." Bizi bekleyen günler konusunda, beslenme tablomuz konusunda tavsiyelerde bulunan herkese bu vesileyle sonsuz teÅŸekkürler.

 

 ÖÄŸrendik ki  bu geçen kısacık zamanda kemoterapi kanserli hücrelere saldırırken bedeni de yoruyor, ona da zarar veriyor, moral herÅŸeyden önemli, hatta en önemlisi belki de yeniden saÄŸlıklı hücreleri oluÅŸturmak için. Ama kemoterapide en az o kadar önemli bir konu daha devreye giriyor. Vücudun ilaçla birlikte kanserli hücreleri yok edebilmesi ve ilacın kendisi için olumsuz etkilerini bedenden uzaklaÅŸtırması için: Beslenme!

 

 Doktor muaynehanesinden bize 7 sayfalık bir klavuz döküman verdiler; aÄŸrılar, bulantılar gibi yan etkilerin yanısıra beslenme ile ilgili önemli bilgiler ve ipuçları içeren. Biz annemle ve ailemle elele bu hastalığı yeneceÄŸiz! Bunun için ilk adımlarımızı attık, dileriz ki bu hastalığa yakalanan büyük küçük herkes bu hastalığı yenebilsin.

 

 Çevresinde bu hastalığa yakalanmış yakınları olan kiÅŸiler için rehber olabileceÄŸini düÅŸündüÄŸümüz için, sizlerle Kemoterapi sırasında beslenme ile ilgili doktorlardan aldığımız tüm duyumları ve bilgileri paylaÅŸmak istiyorum. Bunları sizinle paylaÅŸmamda ki bir diÄŸer neden ise aslında bütün bunları araÅŸtırıp inceleyince farkettim ki bu hastalık için uygulanan diyet aslında "Bizim YaÅŸam Reçetemiz" olmalı. Beslenme kısmını okuyunca ne demek istediÄŸimi daha net algılama imkanı bulacaksınız, ancak tek başına ne moral, ne de beslenme yeterli deÄŸil. Tüm doktorlar kiÅŸinin saÄŸlığı el verdiÄŸince bol yürüyüÅŸ öneriyor! biz bilgisayarlarımızın yada iÅŸlerimizin başında kök salmışken, belki çocuklar, ev iÅŸleri, okul telaşı, günlük hayat rutinleri arasına sıkışmışken buna hiç vaktim yok deyip geçmeyi tercih ediyoruz. Oysa ki günde sadece 45 dakika yada bir saatimizi imkanlarımız el verdiÄŸince bol oksijen alabileceÄŸimiz bir ortamda yürümeye ayırırsak, bu hareketib dolaşım sistemimize, damarlarımıza, hücrelerimize yapacağı katkı süphesiz ki tartışılmaz. Oksijen bu tedavi sırasında da hücrelerin yenilemek için, damarların açık olması için en çok ihtiyaç duyduÄŸu ÅŸey.

 

Türk Kanser AraÅŸtırma ve SavaÅŸ Kurumu DerneÄŸinin sloganı (TKASK) ve Uluslararası Kanser SavaÅŸ Örgütünün (UICC) slogan ne güzel düÅŸünülmüÅŸ:

 DoÄŸru Besin Bol Hareketle Gülümse GeleceÄŸine!

 

Uyarı! :

Bu bilgilendirme genel bir tavsiyedir, önerileri farklı saÄŸlık koÅŸulları veya sorunlarının varolması ihtimaline karşılık doktorunuza mutlaka danışmalısınız. ÖrneÄŸin hasta ÅŸeker, kolestrol, reflü, tansiyon ve benzeri baÅŸka hastalıklara sahip ise doktoru kendisine baÅŸka bir beslenme ÅŸekli önerecektir. ÖÄŸrendiÄŸimiz bir diÄŸer önemli nokta ise tedavinin ağızda yara ve aftlara sebep olabilme ihtimali, bu ihtimal için önerilen günde dört kez bir bardak kaynamış soÄŸumuÅŸ suya bir tatlı kaşığı ölçüsünde karbanot eklenerek gargara yapılması ve mutlaka her öÄŸünden sonra diÅŸlerin ve dilin fırçalanması öneriliyor yine de yara oluÅŸtuysa bu durumda beslenmeninde daha yumuÅŸak, püremsi gıdalarla yapılması asitli gıdalar (limon, sirke, cola vb) kaçınılması, çok sıcak içeceklerin içilmemesi, mümkünse içeceklerde kamış kullanılması tavsiye ediliyor.  Tat bozukluÄŸunda ise hissedilmeye baÅŸlandığı anda meyveli buzlar (meyve suyunu dondurabilirsiniz) ağızda gezdirilebiliyor.

 

İşte Kemoterapi sırasında “beslenme” ile ilgili önemli ipuçları:

 ÖÄŸrendiÄŸimiz en önemli ÅŸey tedavi sırasında tümörü küçültecek mucize bir diyet olmadığı, ancak uygulanacak doÄŸru beslenmenin yan etkileri azaltması ve tedavi sürecini rahatça geçirmeyi desteklediÄŸidir.  Tedavinin en önemli destekleyicisi günde 2-2,5 litre sıvı alınması, sıvının yarısı su diÄŸer yarısı ise komposto suyu, taze sıkılmış meyve yada sebze suyu, ayran, çorba gibi diÄŸer besinlerdir.

 

 Günde 100-150 gram et alınması önemlidir, haftanın 3 günü balık diÄŸer günlerinde ise tavuk yada kırmızı et tüketilebilir, kan deÄŸerlerinin yüksek kalması için kırmızı etden kaçınmamak gerekir,  etlerin kızartılmaması, çok piÅŸirilmemesi önemlidir. Kırmızı et içim bonfile, pirzola gibi etler deÄŸerli et kapsamındadır, aynı besini döner, kebap gibi gıdalardan almak zordur. Sosis, sucuk, salam gibi yabancı maddeler içeren besinlerden kaçınmak gereklidir. Et alınamıyorsa tam piÅŸmiÅŸ 1 yumurta 2-3 günde bir yenilebilir.

 

 Etleri ve balığı mümkün olduÄŸunca ızgara veya fırında piÅŸirirken, hazırladığımız yemeklerde de mutlaka çok az ayçiçek yağı veya zeytinyağı kullanılmalı.

 

 Beslenmenin temel noktası bizce vücuda yararı olmayacak gıdaları minimuma indirmek, örneÄŸin fazla unlu gıdalarla beslenmek, mantılar, börekler, makarnalar yemek yada bol ÅŸerbetli tatlılar tüketmenin sadece kanserli hastalar deÄŸil kuÅŸkusuz hiç birimiz için faydası yok, bunun için doktor tavsiyesine bile gerek yok :)

 

 Tedavi sırasında kahverengi ÅŸekeri tercih etmek, beyaz ekmek yerine kepekli-çavdar-tam buÄŸday gibi ekmekleri tüketmek bir diÄŸer önemli nokta.

 

 ÖÄŸrendik ki süt kanda ani ÅŸeker düÅŸme-yükselme döngüsünü arttırıyor, bu yüzden günde 1-2 bardaktan fazlasını uzmanlar önermiyor, ancak bunun yerine günde 250 gram ile bünyeye göre yarım kilo arasında yoÄŸurt, ayran, çökelek gibi süt ürünleri tavsiye ediliyor.

 Kanserle savaÅŸmada dost olduÄŸu kanıtlanmış sebze ve meyveler mevcut.

Ancak en önemli püf noktası bunları tam mevsiminde tüketmek. ÖrneÄŸin ÅŸu anda içinde bulunduÄŸumuz Mayıs ayında bu kadar kütür kütür, bu kadar tatlı yeÅŸil eriklerin olması mümkün deÄŸil, demek ki bu besin için Haziranı beklemek daha doÄŸru. Åžu anda ıspanak, yer elması, brokoli, havuç, elma, kereviz gibi besinlerin mevsimi bitti, artık tezgahlarda taptaze semizotları, baklalar, taze fasulyeler, harika enginarlar var, az zeytinyağı ile mümkün olanı çiÄŸ tüketmek mümkün olmayanı ise besin deÄŸerlerini çok öldürmeden piÅŸirmek önemli.

Kanserle savaşmada dost olduğu kanıtlanmış sebze ve meyveler:

Meyveler:

Kabuklu elma, kivi, ananas, muz, potakal, limon, çilek, kayısı, ÅŸeftali, üzüm vb.

Sebzeler:

Brokoli, ıspanak, tüm yeÅŸil yapraklı sebzeler, lahana, karnabahar, soÄŸan, sarımsak, kırmızı biber, havuç, patates, kereviz, yer elması, marul, salatalık, domates, turp.. vb.

 

Sebzeleri 4-5 kaşık elma sirkesi içerisinde biraz bekleterek iyice yıkadıktan sonra az zeytinyağı ile besin deÄŸerlerini öldürmeden piÅŸirip günde 5-6 porsiyon yemekte fayda var. SoÄŸan sarımsağın ise ince doÄŸranıp 10-15 dk oda ısısında bekletip ardından piÅŸirilerek veya çiÄŸ tüketilmesi öneriliyor.

 

 Meyveleri ise iyice yıkadıktan sonra çiÄŸ tüketebileceÄŸi belirtiliyor. Günde bir bardak (mevsiminde ise) nar, domates yada havuç suyu (içerisine 1 damla zeytinyağı eklenerek) içilmesi öneriliyor. Konsantre meyve sularının hayatımızda yeri yok. Greyfurt suyu ise bu tedavi sırasında kesinlikle önerilmiyor.

DiÄŸer besinler:

 

 Artık çoÄŸumuzun vazgeçilmezi olan "yeÅŸilçay" hastalığın tedavi aÅŸamasında önemli rol oynuyor. Elma, Ayva, limon kabuÄŸu ve böÄŸrütlen yaprağını kurutup parça halinde içine tarçın ekleyerek çay ÅŸeklinde içmenin de faydası olduÄŸu belirtiliyor.

 

 Pekmez yada bal bir tatlı kaşığı her gün alınabiliyor. Benim araÅŸtırmalarıma göre keçiboynuzu pekmezi oldukça faydalıymış.

 

 Doktorlar kesinlikle karışımını bilmediÄŸimiz otlar ve ısırgan otunu önermiyor. Ancak ıhlamur, papatya çayı gibi içecekler zararlı bulunmuyor.

 

 Günde yarım avuç ceviz yada fındık ise diÄŸer yararlı besinler arasında.

 

Bütün bahsedilen gıdaları az ve sık aralıklarla taze piÅŸmiÅŸ yada taze alınmış olarak tüketmek püf noktası.

 

Yazdıklarımı okuduÄŸunuzda sizde benim gibi hissetmediniz mi? Bu aslında bir diyet deÄŸil bir yaÅŸam tarzı olmalı, hasta yada deÄŸil herkes bu reçeteyi kendine hayat felsefesi edinmeli. Evet günlük rutinimiz, iÅŸimiz, ailemiz çok önemli ama hepsinin devam edebilmesi için en önemli ÅŸey: SAÄžLIÄžIMIZ! O eksik olduÄŸunda diÄŸerlerine yetiÅŸmek mümkün olamayacağından o bizi terketmeden bizim onun için gereken tedbirleri almamız en doÄŸrusu.

 

Rahmetli minnoÅŸumun (anneannemin) dilinden düÅŸürmediÄŸi bir lafı vardı...

“Sen tedbirini al, gerisini Allah”a bırak!” ....

 

SaÄŸlıklı ve Lezzetli Günler Dilerim,

Zeynep İzgi

 

Yourmlarınız

123456 2012-02-29 20:37:52

merhabalar benim annem meme kanseri ve aralıksız 3 yıla yakın kemoterapi alıyo zamanla radyoterapide mevcut son zamanlarda durumu pek iyiye gitmiyo bunun için sayfanızı ziyaret ettim biraz okudum bilgi aldım böyle bir girişimde bulunduğunğz için sizi tebrik ve teşekkür ederim... merak ettiğim kemoterapi sürecinde sıkma portakal suyunun greyfurt gibi kullanılmaması öneriliyomu? yani yasak mı? bir de köpek balığı tavsiye ediliyo bunun doğruluk payı ne kadar? ilginize teşekkür eder saygılarımı sunarım ve başarılarınızın devamını dilerim...

Zeynep 2012-03-14 22:20:57

Merhaba, biz 6 seans kemoterapide istenen sonucu almadık platin direci yuksek cıktı hastalaıgın, ilaç değişti ve şimdi cuma 2. seansı alıp sıfırdan başlıyoruz.. 3 yıldır hiç ara vermeden mi ilaç alıyor acaba? Çok zor ve yıpratıcı olmalı size kolay gelsin. Benim doktorlardan öğrendiğim suni yolla gelen hiç bir vitamin önerilmediği gibi sadece greyfurt önerilmiyor... kopekbalığı, ozon tedavi, beres damla gibi hic bir seyi kemoterapi alırken kullanmayın dedi doktor ama benimde kafam artık çok karışık.. :( hepimize kolay gelsin Allah onlara şifa versin..

Sizin Yourmlarınız

Püf Noktası-104

Makarna pişirirken kaynamış suya bir miktar sıvı yağ koymak hem makarnaların birbirine yapışmasını hem de suyun taşmasını engeller.

Malzeme AramaDetayli Arama